Kitap

Toparlayamadığım Cümleler

Yazıya başlamadan ilkin uzun süredir beyaz sayfalardan uzak kaldığımı belirterek adım atmak isterim. Hakikaten beyaz sayfalara bir şeyler anlatmak için uzun süredir uğramıyordum. Sizlere bir şeyler anlatmak beni rahatlatıyordu fakat bir süredir kafam oldukca meşguldü. Kendimi boşa çıkardığım benzer biçimde kendimi buraya attım ve yazmaya başladım.

Yanımda tamamlanmamış olmayan kahvem, birazcık tütün ve sakin sakin çalan bir şarkı ile cümlelere başlamış olalım.

Bu sıralar toparlayamadığım bazı şeyler var. Aklımda oturtamadığım o denli cümle varken değişken ruhumla beraber nefes almaya devam ediyor gibiyim. Etmeyedebilirdim ki kendimi toparladığım için oldukca mutluyum. Hanginizin bu tür dönemleri olmadı ki? Hanginiz büyük darbeler karşısında sağlam kalabildi. Hanginiz ihaneti aklında susturabildi.

Tamamımız büyük şeyler yaşıyoruz, yaşam devam ediyor. Hepimiz nefes almaya, mutlu olmaya, gezmeye tozmaya zaman ayırıyor. Peki bunca şeyler olurken siz napıyorsunuz ya da biz napıyoruz? Bu yazıyı okuyorsanız inanırım ki vardır kafanızı kurcalayan şeyler. Vardır sizi tetikleyen problemler. Sabretmek neydi bunu hatırlayan var mı? Şundan dolayı ben sabırın ne işe yaradığını emin olun unuttum.

Ormanımda ki karanlık yüzümün hepimiz tarafınca görülmesini istemediğim benzer biçimde hissedilmesinden de yana değildim. Göstermek istediğim tarafım hep karanlıkta kaldı, insanoğlu hep beni yanlış tanıdı ya da yargıladı. Ne deniyorsa işte. Bu şekilde büyük büyük bağırarak küfürler etmek isterim. Aile fertlerine, dünyaya, insanlara, yaşananlara ve yaşatılanlara.

Hayatımda fena huylar edindim. Bu huyların hep fena neticelerini gördüm. Kim bilir o denli büyük huylar değildi sadece insanların bazı huylarından rutubet kaptım. Örneğin insanların kendilerini hatasız bulmasından kendimde hata arama huyu edindim. Bunu insanoğlu yapmış oldu evet evet. Hep bir kahpeliği insanoğlu yapmış oldu. Vay amk diyorum kimi zaman ve rahat samimi konuşmama geri dönüyorum. Bu kadar kurallı yazmak bana gelmiyo sevmiyorum amk.

Hayatada amk diyorum oldukca kez. İnanın o denli oldukca diyorum ki kimi zaman tüm insanların yazdıklarına yalnız “amk” yanıtını vermek isterim. Sizde istiyorsunuz bu şekilde demeyi kimi zaman. Hatta benden daha fazlasını istiyorsunuz demi amk. Fakat bende ki bu vicdan varya onunda amk. Bu vicdan yardımıyla kaybediyorum herşeyden. Kendimi acımasız, vicdansız bir insan benzer biçimde görsemde göstersemde vallaha olamıyorum o kalıba uyduramıyorum kendimi amk.

Rahatsız oluyorsunuz demi amk cümlesini yeniden yeniden kullanmamdan. Bende oldukca şeyden nefret ediyorum lan, vallaha oldukca fazla rahatsız olduğum mevzu var. O denli oldukca var ki emin olun geçmişinizi açsanız olum hiçbir şeyden rahatsız olmadım ben dersiniz benimkileri bilseniz. Şu amk beyazlarını siyahlarla doldurmaktan, renkli tuvallerimi siyahlarla çizmekten oldukca sıkıldım.

Benim renkli bir dünyam yoktu eskiden bir ihtimal. Hep siyahtı, siyaha bayılıyordum. Kara tuval üstüne hep beyaz vurdum. Hep saflık vurdum, hep renk kattım üzerine. Şimdi tüm renkli beyaz dolu tuvallerime kara boya vuruyorum. Hak mı bu? Sınamak mı bu?

Her neyse burada durucam hakkaten ağır küfürler etmeden durmam lüzumlu. Bir sonraki yazıya geçiyorum hızlıca.


Merhaba, beni Instagram'da takip etmeyi unutmayın : @tahamumcu
Taha Mumcu
Ben Taha Mumcu, Bilişim sektöründe uzun süreden beri tecrübe edinerek bir yerlere gelmek için çalışmalarına devam eden ve sektörü yakından takip ederek hiç bir veriden geri kalmayan, girişimci ruhu ile tüm işlere elinden geldiğinde çalışma yapan bir girişimciyim. Henüz genç yaşta birçok tecrübeye ulaşan ve koyulan engelleri aşarak bir yerlere gelmek için çaba göstermekten çekinmiyorum.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like

More in:Kitap

Next Article:

0 %