Işıkların Arkasında Kalan Karanlık

Öncelikle tekrardan bir yeni yazı hazırladığım için mutluyum diyebilirim. Yazacağım yazı beni ne kadar mutlu etsede bahsedeceğim şeyler hiçte mutlu birinden duyduğunuz sözler olmayacak bundan eminim.

Şehirler arası seyahat ederken hiç lambaların altında kalan karanlığa dikkat ettiniz mi? İki lamba arasında ki karanlığı hiç gördünüz mü?

Ben bunu insanların içindeki ışığın arkasında yatan karanlığa benzetiyorum. İnsanın kendi içerisinde büyüttüğü ışığın altındaki karanlık. Ne kadar garip geliyor demi? Aslında garip olan bir şey değil fakat insan bunu okuduğunda bir garipsiyor.

Yeni insanlar tanırken kendinizi ilk başta aydınlıktaki haliniz ile tanıtıyorsunuz. Çünkü bu sizin hoşunuza gidiyor ve bu hoşunuza giden karşınızdakinin’de hoşuna gideceğini düşünüyorsunuz. Halbuki bu şekilde olmadığını belirtsem size ne düşünürsünüz? Birisiyle tanışma evresindeyken kötü yanlarınız ile göstermeniz karşınızdakinin sizi ne kadar iyi tanıyacağını biliyor musunuz?

Belkide biliyorsunuz ama korkuyorsunuz. Bundan eminim fakat şöyle bir tespitimi belirteyim. Siz ne kadar ışık dolu halinizi tanıtsanızda arkada kalan karanlığınız sinirli anınızda çıkacağından eminim. İnsanlar sinirli anında herhangi bir şekilde duygularına hakim olması imkansız gibi bir durum. Aslında olabilirsiniz ama hakim olduğunuz tek nokta yanlış kararlar vermemek için karar mekanizmanıza hakim olabilirsiniz. Ancak buda sadece anlık olarak herşeye “evet” kararı ile gerçekleşebilir. Karşınızdakinin size sorduğu herşeye sinirli anınızda doğru yanıtlar verirsiniz.

Aslında bu yazıda bahsettiğim biraz daha insanların arka yüzleridir. Nice insanlar tanıdım hayatımda seviyorum diyip çekip gidenler, arkadan iş çevirenleri, arkadan konuşanları. Bunların hepsinin gördüğüm yüzü sadece aydınlık yüzleriydi. Bunun sebebini biliyorum aslında bende de sorun var çünkü ben arka yüzlerini hiç görmek istemedim. Çünkü bu kişiler hep en yakınlarımdı ve en yakınımda kötülük olacağını düşünemezdim. Neyse her insanın hatası olur benimde hatalarım oldu, önemli olan bundan ders çıkarabilmektir.

Nice insanlar var birbirlerine akıl verirler ve bu akılların çok mantıklı kararlar olduğunu düşünürsünüz. Aslında bu kararlar sadece sizi kendi eğlencelerine veya kendi planlarına dahil etme düşüncesine sahiptir. Dahil olduğunuzda neler olabileceğini düşündüğünüz durumlarda olur ve olmalıdırda gerçekten. Olmazsa olmaz zaten bilirsiniz.

Konuyu çok fazla uzatmak istemiyorum. Bu yazıyı sadece keyfi olarak yazıyorum ve bazı düşüncelerim var. Bu düşünceleri .çözmek için yazıyorum. Belkide yazdıklarımı tekrardan okuduğumda evet aslında böyle yapmalıyım diyebilirim. Terzi kendi söküğünü dikemez derler ya. Aynı bu durum gibi bende yazıp sonra okuyorum belki kendime tedavi bulurum diye.

Aslında yazdığım her yazı benim için bir tedavi. Çünkü her yazıyı okuduğumda kendimi garip hissediyorum. Sizlerde okuduğunuzda böyle hissediyorsunuzdur belkide. Neyse ben diğer yazıya geçeyim. Bu yazı bu kadarlıktı. İnsanları doğru tanımak ve doğru tanıtmak çok önemlidir. Ama şunuda belirtmeliyim ki bazen doğru tanıdığınız kişi bile yanlış kişi olabiliyor.


Merhaba, beni Instagram'da takip etmeyi unutmayın : @tahamumcu
Taha Mumcu
Ben Taha Mumcu, Bilişim sektöründe uzun süreden beri tecrübe edinerek bir yerlere gelmek için çalışmalarına devam eden ve sektörü yakından takip ederek hiç bir veriden geri kalmayan, girişimci ruhu ile tüm işlere elinden geldiğinde çalışma yapan bir girişimciyim. Henüz genç yaşta birçok tecrübeye ulaşan ve koyulan engelleri aşarak bir yerlere gelmek için çaba göstermekten çekinmiyorum.