Rahatlama Seansı – Renkli Tuval

0
37

Hayatımıza kattığımız bazı renkler vardır. Her renk farklı bir durumu temsil eder. Her rengin bir duygusu, her rengin bir görüşü vardır. Kendimizi tuval yerine koyduğumuzda üstümüze atılan çizikler yaralarımızı temsil eder. Aslında durum böyle değildir. Renklere takılmayın, duygulara takılın.

Mesela kırmızı rengi aşkı temsil eder, bu renk her insanda bulunur ama büyüklüğü bilinmez. Tuvaldeki gökyüzü kırmızıdır belki, belkide sadece kıyafetler kırmızıdır. Bazıları hayata aşkla bakarlar, bazılarıysa ruhuna aşık olduğu insana aşkla bakarlar. Siyahların içinde bile kırmızı hoş gelir.

Mavi rengi özgürlüğü temsil eder, gökyüzünün rengi mavi üstünde de beyaz bulutlar. Mavinin üstünde süzülen bulutlar sadece düşüncelerimizin ve bizim saflığımızdır. Yağmurlu havalarda içimiz kararır ya hani, bulutların karartısı gibi düşüncelerimizde kararır. Öyledir ki yapısal olarak dengemiz mevsimede bağlıdır.

İnsan yaşadıklarından ders alır, her çiçekten bal alır, her insandan bir renk alır, kimisinde özgürlüğü, kimisinde aşkı, kimisinde nefreti tanır. Önemli olan insanın bu renkleri kendi tuvaline nasıl yansıttığıdır aslında. Eğer nefretin siyahını çok aldıysan tüm tuval siyahlar içinde olur. Birkaç beyazlıkla onlara ışık tutmaya çalışırsında olmaz. Ya da mavi renk ile tüm tuvalini özgürlüğe boyarsın. Tuvalinde olan evler, yeşillikler hep sana özgürlüğü çağrıştırır. Bazende kırmızıyı alırsın, kendinede en çok bunu yakıştırırsın hatta. Karşındakini öyle bir seversin ki, ona duyduğun aşkı kaç tuvale sığdırabileceğini bilemezsin.

Aşkı tuvallere sığdıramazsın, duvarlarada sığdıramazsın. Aşktan aldığın kırmızı rengi sadece sevdiğinin üstündekini renklendirirsin. Çünkü aşkı onda bulduğuna inanırsın. Peki o kırmızıya boyadığın kadın veya erkek, bir gün siyahlara bürünürse?

O zaman korkman lazım aslında, aklındakilere sahip çıkman lazım, öyledir ki insan siyahları gördüğünde bir anda karamsar bir duruma girer ve hayatının karıştığını düşünür. Aslında gerçekten karışmıştır, alışkanlıklarından uzak bir şekilde yaşaması ve onu delicesine sevenin gitmesi ile kararır.

Gerçekleri gördüğünde tuvalindeki tüm renkleri silersin ve siyahtan başlarsın, siyahla başka renkleri birleştirmeye çalışırsın, her renk bir birini tutmaz tabi hatta her renk birbirini çıkarır aslında ama her rengi birleştirirsen yanlış yollara gidersin.

Neyse renklerimizi tutalım ve hayatımızı tekrardan bir renge göre düşünelim. Sizce hayatınıza hangi renk yakışır?

Aklınıza ilk geleni söylemeliyim MAVİ. Çünkü üst paragraflarda mavi kelimesinden az bahsettim ve yoğunluk olarak siyah ve kırmızıdaydı. İnsan bir şeyi ne kadar az görürse ona o kadar hasret beslermiş. Özgürlüğünüze ne kadar düşkünsünüz anladınız mı? Ama sorsanıza bir kendinize, ne kadar özgür olabilirim?

Tuvalinizi maviye boyayın ama hangi açıdan bakarsanız bakın o tuvalde özgürlüğü sadece bir yere kadar yaşayacaksınızdır. Hayatın acı gerçekleridir ki, canınız çok yanacak ama özgürlük o kadarda kolay değil. Hiç ummadığınız anda kırmızı renk atlar mavinin üzerine ve aşık olursunuz. Sonra tüm hayatınız kırmızı.

Yani renklerle aranızı sıkı tutun. İnsanların neye hasret duyduğunu, nasıl duyacağınıda bir nevi gösterdim bence. Neyse konumuz tuvaldeki renklerdi. Benim hayatım kırmızı renkti ama artık kızıla doğru dönüyor. Oradanda sonu siyahlıktır. Siyahın sonunda bir mavilik görüyorum ama hayatım siyahken çok karamsar.

Günün Şarkısı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here