Kitap

Rahatlama Seansı – Çay ve Düşünceler

Çayımı aldım, beyaz bir sayfayı açtım. Hazırsak yeni bir düşünceye ve rahatlama konusuna giriyoruz.

Yaşadıklarınızı çayınızı içerken unutun ve sadece cümlelere bırakın kendinizi. Yani kendinize birkaç dakika izin verin ve düşünmekten başka sadece çay ile huzur bulmaya çalışın. Bulamadınız mı ? Sorun değil, okumaya devam edin.

Okuduğunuz her yazımda, bazı noktalarda hatalar, bazı cümlelerde atıflar ve bazılarındada kendimle kavgamı anlatıyorum. Düşüncelerimi çay bardağının ince belinde döndürürken, bir elimde duran sigara dumanı bana eşlik ediyor. Aslında bu duman benim tüm düşüncelerimi tanımlamam için çıkıyor gibi geliyor. Çay bardağından bir yudum aldığımda bıraktığım derdi sanırım sadece bir ben biliyorum. O sıcaklık bana hiçte sıcak gelmiyor. Hayatım çayın rengindeki kadar kızıl. Hatta çay bardağının inceliği kadar kırılgan.

Uzun süredir susuyordum ve yazılarımı yazmak için zaman kolluyordum. Artık bundan sonra çok daha fazla yazacağımdan eminim. Çünkü beyaz sayfalar tıpkı bir çay bardağı gibi beni rahatlatıyor. Burada çay bardağı aslında sadece bir obje. Normalde çayı sevmezdim ben, bir abim sayesinde çaya alıştım. Gerçekten bu çay içildikçe insana tadında biraz bayatlık, bazen tatlılık, bazende ne kadar şeker atarsan o kadar keyif verebiliyor. O kadar söylenecek şey varken çay bardağına yazdığım cümlelere şaşkınlıkla bakıyorum diyebilirim. Neyse geçelim ve biraz daha rahatlayalım.

Bir dağ evinde düşünün kendinizi, camın kenarına oturmuş, sobanız yanarken elinizdeki çay fincanı sizinle birlikte ısınıyor. Size verdiği ortamın sıcaklığı kanınızı kaynatırken, bir yandan aklınız dışarıdaki objelerle yarışıyor. Bu birnevi rahatlama aslında. Ağaçlar bazılarının gözünde yamulur, bazı insanlar bulutlara baktığında hareketinin ne kadar hızlı olduğunu veya bulutların nelere benzediğini söyler. Sobanızın size verdiği sıcaklıkla uykunuz geliyor. Düşünceleriniz artık biraz daha ağırlaşıyor. Uykunuzu kaçırmak için bir sigara yaktığınızda, tüm hayatınız yeniden önünüzden geçiyor.

Bu düşünce yapısına ulaşmak için çok uğraşmanıza gerek yok. Balkonunuz var ise veya camınız, çıkın ve dışarı bakın. Sadece bir sigara düşünün ve sokak lambasındaki saçılan ışığa bakın. Birkaç dakika sonra o parlaklığın altında kendinizi yada aklınızdan kimi geçiriyorsanız onu göreceksiniz. Son bulmalımı bu düşünceler?

Aslında her insan düşüncesini yarıda bırakabilir. Çay bardağında bıraktığınız dertleri çabuk unuttunuz. Çayınızı içerken güldüğünüz insanlarla düşüncelerinizi yarıda bırakıyorsunuz. Aslında bırakmıyorsunuzda, sadece geçici olarak üstüne bir perde çekiyorsunuz. O perde yalnız kaldığınızda tekrar açılıyor. Dönüp size bakıyor gene o düşünceler. Diyor ki “Beni Düşün”. Sende kendini zorunda hissediyorsun düşünüyorsun. Aslında hiç bir şey değişmeyecek ama genede düşünüyorsun. Yeniden belki o gelmeyecek ama, gene umudunu kırmayıp düşünüyorsun. Hatta üstüne gidip onunla yarıda bıraktığın hayallere yeniden giriyorsun. Ruhunuzdaki sevginin dozu azaldığında bu taraftaki ağırlık çok fazla basıyor. Düşündüğünüz kişi ile tekrardan herşey berabermişcesine bir düşünceye giriyorsunuz. Yani dediğim o ki, herkes yalnız kalınca bir şeyleri düşünüyor. Ama düşündüklerinden umudu kestiklerinde, o düşünceyi siyah bir odanın içinde duran sandığa kapatıyorlar. Orayı aydınlatacak tek şey nedir biliyor musunuz?

Yeni biri.

Geçmişteki düşünceleri tek ama tek hatırlatacak şey, yeni biridir. Yeni birisiyle güldüğünüzde onunlada böyle gülüyordum dersiniz. Belki takmazsınız ama bir süre sonra uykularınıza girer bu. O kadar ağırlaşır ki bu düşünce. İntihar etmek bir yandan akıllıca gelebilir size ama yapmazsınız. O düşünceyi tekrardan kapatmak için sandığa, yeni insanları tekrardan tanımaya çalışırsınız. Bu tanıma sırasında aldığınız yaralar sizi hiçte acıtmaz. Çünkü düşündüğünüz şey kanayan bir yarayı kapatmak. Bunu yapmak içinde sadece çay için. Birkaç bardaktan sonra zaten derdinize derman buluyorsunuz. Birde bulamayanları, ve bu cümleleri kurarken kaybolduğu dünyaları düşünün. Siktir edin herşeyi. Canınızın yandığını bile bile, acının üstüne gidin. Gidin ki tekrardan yaşamamak için ders alın.

Günün Şarkısı


Merhaba, beni Instagram'da takip etmeyi unutmayın : @tahamumcu
Taha Mumcu
Ben Taha Mumcu, Bilişim sektöründe uzun süreden beri tecrübe edinerek bir yerlere gelmek için çalışmalarına devam eden ve sektörü yakından takip ederek hiç bir veriden geri kalmayan, girişimci ruhu ile tüm işlere elinden geldiğinde çalışma yapan bir girişimciyim. Henüz genç yaşta birçok tecrübeye ulaşan ve koyulan engelleri aşarak bir yerlere gelmek için çaba göstermekten çekinmiyorum.

2 Comments

  1. Bakış açısı çok hoşuma gitti .. yazıyı bir solukta okudum teşekkür ederim.

  2. Eskişehir de en iyi çay içilecek mekan şelalepark bence. Çayını yudumlarken odunpazarı ve Eskişehir manzarasını izleyebilirsiniz

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like

More in:Kitap