Kitap

Psikolojik Test

Yazmaktan hoşnut olduğum bir yazıya hoşgeldiniz.

Yazıyı yazarken ben bile çok haz alıcam ama öncelikle kahvemizi ve kulaklığa müziğimizi alalım. Bunlar makale yazarken önemli ayrıntılar biliyorsunuz 🙂

Neyse ben hazırım, sizde hazır mısınız?

Şimdi sizden istediğim sadece yazıyı okurken hayal gücünüzü çalıştırmanız. Laylaylom okumayın sadece biraz hayal gücü pliss..

O zaman başlayalım artık.

Psikolojik Test

“Orma’nın içerisinde bir günlük, şehir gürültüsünden uzaklaşarak birgüncük kafanı dinleyip geri dönmek üzere bir eve gidiyorsun. Yalnız başına gitmek istemesende insanların gürültüsünden uzaklaşacağın için birisini istemiyorsun, birisine ihtiyacım yok diyorsun. Kendine güvenen bir insansın. Bu ev sana huzur verecek, tahtadan bir ev bu ama o gıcırtı bile huzur veriyor değil mi?
Vardığın evde kapıdan girdikten sonra üstü kapalı eşyalar karşılıyor seni. Hepsinin üstünü kendin beyaz örtüler ile kapatmışsın ama bazılarınıda açıkta unutmuşsun. Unutmamalıydın!
Evin kapıları camları kapalı ve kitli durumda, güvendesin ama bu eşyaların üstünden hemen örtüleri kaldırman gerekli ama hiçte istemiyorsun. Kapalı kalması sana güzel geliyor tabi. Ama unuttuğun bir şey var, kapıyı açık unuttun. Kapıdan esen rüzgar hep eşyaların üstündeki örtüleri kaldırdı. Eşyalara mı bakacaksıın kapıyı mı kapatacaksın belirsiz. Hemen konup kapıyı kapatıyorsun. Geri geldiğinde eşyaların tüm örtüleri kalkmış neredeyse. Aslında bu evde senin eski eşyaların var, kendi eşyalarını yenileyip hepsini buraya koymuşsun. Çöpe atıp burayı yenileseydin keşke ama kullanacaksın imkan yoksa tabii ki.
Örtüleri kaldırdın oturdun koltuğa arkana yaslandın. Güzel mi güzel bir sessizlik var, ormandan gelen kuş sesleri, cama vuran rüzgarın resi adeta mest ediyor seni. En çokta akşamı bekleyeceksin, şömine yakmaktan herkes hoşlanır, sende onlardan birisin değil mi?
Öncelikle bir şeyler yemelisin. Gidip atıştır mutfakta birşeyler. Neler yediğine çok dikkat et ama.

Yemeğini güzelce yediysen, aklında biraz temizlik var ama buraya temizlik için mi geldim, biraz keyfini çıkarayım diyor ve şömineyi yakmak için dışarıya çıkıp odun toplayacaksın. Kapıdan çıktık, sağ tarafında olan klube’de her zaman sakladığın tahta parçaları ve kalın odunlar var. Al bakalım eline kaç tane alabileceksin, kaç taneyi içeri şöminenin yanına götürebileceksin. Kaçar tane olduğuna dikkat et, çok fazla götürüp evin içinin küçük canlıların yeri olmasını istemezsin. Bundan kaynaklı aldıklarına dikkat et.

Taşıdık mı yeteri kadar odunu…? Güzel eğer taşımalar bittiyse şömineyi artık yakmaya başlayabilirsin. Yak bakalım önce neyden başlayacaksın. Tahta parçalarından mı? Yoksa kalın odunlardan mı başlayacaksın? Hangisi kolay yanarsa dene bakalım, hatta yandan bir gazete al yakmayı dene. Yanmaya başladııysa şömine tamamdır otur tekli koltuğunda bakalım, ateşi izle bir. Biraz rahatla, sakın uyuma ama, sen buraya kendini rahatlatmak için geldin. Uyuma niyetiyle gelmedin. Dışarda çok fazla rüzgar var ve gariptir ki evinin çatısında baykuşlar var ve ötüyorlar. Hiç susmadan, hiç durmadan o karanlığa bir ses oluyorlar. Onları kovamazsında, napacaksın çatıya mı çıkacaksın? Tabiki de içinde öyle bir istek olabilir ama karanlıkta tehlikeli olacağını biliyorsun. Onları ne kadar kovmak istesende kalacaklar.

Yaktın şömineyi aldın yeşilçayını eline mis gibi. Birde kitabın var yanında, Harikaaa! Birkaç şeyi unuttuk ama. Telefonumuz kapalı mı? Evet tamamiyle kapalı ve kimsenin ulaşamayacağı şekilde yanımızda duruyor. Canımız çok istesede aslında almıyoruz elimize. Hikaye atmak önemli değil, burada önemli olan önce ferahlamak. Yandıkça yanıyor ateş, yandıkça yanıyor harlanıyor. Odun atman lazım devam etmesi için, üşümemelisin hasta olmak istemezsin. Tahta parçaları mı? Kalın odunlar mı? Tabi kide uzun yanması için kalın odunları atacaksın evet. Ancak onlara yardımcı olması için tahta parçalarından iliştirmelisin. Gece’nin sessizliği seni, düşüncesi beni, hayali okurları alır götürür. Kitabını okumaya devam et ve şömine’nin keyfini çıkar.

…..

Uyuya kaldık şömine başında bak! Rahatladık ama değil mi? Aklımızda ne varsa attık ateşe, düşündük herşeyi. Eşyaları kapatman gerek ve evi toparlayıp gitmelisin. Klubeninde kapısını kapatmalısın ve tüm camların kapalı olduğundan emin olmalısın. Bir aklında ziyaret et bakalım tüm odaları. Her odada ki camları kitle. Perdeleri çekmek istersende çekebilirsin, ev ışık görsün istersen tutadabilirsin, senin tercihin.

Toparlandık gibi ama eşyalar kaldı. Eşyaların üstünü kapatabilirsin istersen ama gelen giden yok bunuda biliyorsun. Sadece sana ait bir yer olduğu için kapatmakta istemeyebilirsin. Seçimini yaptıysan yavaştan kapıya yönel bari. Evden çıkalım ve tekrar gelmek üzere dönüp bakalım.
“Ah evim evim yalnız evim, ormanın ortasında ağaçların gölgesinde kalan evim. Rüzgarın sesini, yaprakların çıtırtısını hisseden evim görüşürüz. Tekrardan geleceğim ama uzak kalamıyorum buradan. Hoşçakal.”


Bitti..”

Şimdi yazıyı okuduk bir uyku basmış olabilir. Biraz böyle mayışmış olabilir veya çok beğenip gerçekleştirmek üzere hayallere devam ediyor olabilirsiniz. Ama ben bir dakikanızı alarak yazıdaki bazı noktalara değinmek istiyorum.

Bazen insanlar yaşadıklarını bir cümleye saklamak zorunda kalırlar. Yaptıklarına kendileri cevap verir, kendileri yaratır tüm sorunlarını. İnsan kendisinin düşmanıdır aslında. Şimdi ben bu yazıda nelerden bahsettim anlatayım.

Ormanın ortasında ki Ev : burası sizin kalbiniz.

Yalnızlık gitme ve gitmeme kararsızlığı : Sizi darlayan insanlardan kaçma isteğiniz.

Evin tahtadan olması : En ufak şeylerden etkilenmesi ve hassas olması.

Üstü kapalı eşyalar : Hatırlamak istemedikleriniz.

Açık kalan kapı : Her zaman güvendiğiniz insanlara açtığınız kapı.

Üstü açılan eşyalar : İnsanların hatırlamak istemediklerinizi, hatırlatması.

Şömine : Kalbinizden atmak için kullandığınız bir obje. Yakmaya yardımcı olan objeniz olan gazete, sizin Düşünceniz.

Taşıdığınız tahta parçaları : Bitirmek istediğiniz tahta parçaları.

Taşıdığınız odun parçaları : Geçmişte ki anılarınız.

Kapalı Telefon : Yalnızlığınız.
( Telefonu açtıysanız eğer, sosyal medya bağımlısı bir kişisiniz. Biraz kendinize vakit ayırmalısınız.)

Sönen şömineye ilave yapman : Anılarını tek tek silerken, anıları destekleyen duygularınıda silmen.

Odaları gezmek : Bilinçaltınızda gezi

Perdeleri Açık/Kapalı tutmak : Bilinçaltında olanları tekrardan hatırlamak ister misin?
( Kapalıysa, hayır. Açıksa, evet)

Üstü Kapanacak Eşyalar : Bu tercih tamamen size aitti. Hatırlamak istemediklerinizin üstünü zamanla kapatıyorsunuz evet. Ancak bazen tekte kapatmak gerekebilir. Herşeyi bitirmek gerekebilir.

Evin ormanda, ağaç gölgelerinin arasında olması;

Ağaçlar insan, düşen yapraklar insanların fikri, rüzgarın sesi insanların zarar verme adımları.

….

Şimdi tekrardan dönünde hayalinizde neler yaptınız bir düşünün bakalım.

Evet yazımız bitti!
Bunu sadece kendimce bir deneme olarak yaptım ve kendim bile yazarken etkilendim. Sizinde hoşunuza gittiyse yorumlarda bahsetmekten çekinmeyin.

Psikolog değilim, profesör değilim, yazar değilim. Ben sadece bilinçaltınızda fener görevi gören ışığım. Size sadece perde çektiğin tüm duygularınızı tamamen kutuya koymanız için yazıyorum. Ben kapatamadım, en azından birileri kapatsın diye uğraşıyorum. İnsanız, insan olalım.


Merhaba, beni Instagram'da takip etmeyi unutmayın : @tahamumcu
Taha Mumcu
Ben Taha Mumcu, Bilişim sektöründe uzun süreden beri tecrübe edinerek bir yerlere gelmek için çalışmalarına devam eden ve sektörü yakından takip ederek hiç bir veriden geri kalmayan, girişimci ruhu ile tüm işlere elinden geldiğinde çalışma yapan bir girişimciyim. Henüz genç yaşta birçok tecrübeye ulaşan ve koyulan engelleri aşarak bir yerlere gelmek için çaba göstermekten çekinmiyorum.

1 Comment

  1. çok güzel olmuş tam dediğiniz gibi çok güzel hayallere dalıyorduk ki bitiş ve yere çakılışı yaşadık son can alıcısı noktaları fazlasıyla beğendim ellerinize sağlık daha güzel anlatılamazdı

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like

More in:Kitap

Next Article:

0 %